14 Temmuz, 2005

Selam...


Uzun bir aradan sonra herkese merhaba...

RENGARENK DANTEL ARTIK YENİ ADRESİNDE.......

...::: www.rengarenkdantel.blogspot.com :::...


TIKLA


Çok severek uğraştığım sitemde bir türlü aksilikler peşimi bırakmadı. O nedenle bende yeni bir adres aldım ( Uzun süre ortalarda gözükemedim çünkü yeni adresimi hazırlamakla meşkuldüm. Ayrıca bi kaç günde rahatsızlıklarım sebebi ile daha bi hayli geciktim. Affınıza sığınıyorum... ) Evet, ne diyorduk? Ha! Başlık değişmedi ama adres birazcık değişti. Bana link veren arkadaşlarıma rica ettim, adresteki değişikliği ayarlamaları için. Burda da ayrıca belirtmek istedim. Bu adreste yayınlananları "Mini arşiv" adı altında yayınlıyorum yeni adresimde, ne de olsa ilk göz ağrım burası... Farklı katagorilerde var azda olsa.. Sizi oraya davet ediyor yorumlarınızı bekliyorum.

28 Haziran, 2005

Çin İğnesi Mutfak Takımı


Bu takımı 2. nakışa gittiğim sene yaptım. Tüm sene boyunca uğraştım diyebilirim. Kullandığım teknikler; Çin iğnesi, sarma, delik işi ( beyaz iş tekniği -renkli-) ve fantazi çin iğnesi...



Bu takımın buz dolabı örtüsü aslında. Modüler mutfaklarda beyaz eşyalar dolabın içine gömüldüğünden örtü gerekmiyor. Bende mutfağımdaki masama örtü yaptım. küçük olduğu için daha kullanışlı. Birde normal boyutlarda masa örtüsü var ( daha sonra ekleyeceğim ).



Başka açıdan

Takımın perdesi. Ne yazıkki mutfağımın camına uymadı perdem. Perde uzun oysa pencere tezgahın üstünde (bir tarafı). Kısaltacaktım ama kıyamadım emeğime çok az bir kısmı zayi olsa bile. Bende dursun bakalım belki yeni bir ev olursa perdeme göre mutfak penceresi ayarlayacağım... Bekarken nasıl bir mutfağım olacak diye hiç düşünmedim. Düşünsemde bi faydası olazdı zaten :) ...



Takımca derlenip toplanmış hali. Yarım takım yani. Çünkü masası eksik bu resimde...



Peçetesinin desenini ben uydurdum. Dergide sadece masa örtüsünün örneği vardı. Yumak nakış dergisi idi, fakat hangi sayısı olduğunu hatırlamıyorum.



Bir masa, bir buzdolabı örtüsü, bir çift perde ve oniki peçetesi ile bir mutfak takımı......

24 Haziran, 2005

Dilim Dilim








Yakından...

Sarı Çilek



Yakından...

22 Haziran, 2005

Örnek Aranıyoor


Bu sabah yine her sabah ki gibi tüm kardeş bloglarımı gezdikten sonra e-postalarıma bi bakayım dedim. Bursa inegöl'den Çiğdem isminde bir arkadaşımız bana e-mail atmış. Bir konuda bizden yardım istemiş. Çiğdem mailinde;"Sizden bir ricam olacak. Benim sevdiğim bir masa örtüm var. Ancak bunu yaparken fiskos için düşünüp yapmıştım. Fakat fiskostan bayağı bi sarkıyor. Mutfak masasında da değerlendirebileceğimi düşündüm. Ama ona uygun peçete yapamıyorum. Bana bu konuda yardımcı olursanız çok sevinirim. Buna uygun peçete bulabilirseniz ve bana yollarsanız beni çok mutlu etmiş olursunuz". Bende O'na cevap olarak "bunu sitemde yayınlayacağım ve bir yardım çağrısında bulunacağım. Olurya belki benzer bişey yada desenin içinden bir bölüm bulunur çıkarılır." Şimdi blog kardeşlerim ve misafirlerim, sizlerden önerilerinizi bekliyorum. Bana yolladığınız taktirde ben de Çiğdem arkadaşımıza yollayacağım. Yada yorumlarda 'şu adresteki örnek' diye linkte belirtebilirsiniz.



Şunu da belirtmekte yarar var. Bu örneğin resmini Çiğdem bir başka siteden almış. Resimler kendisine ait değilmiş. Yanlız sitenin adını yollamamış mailinde. Eğer yollarsa yayınlarım. Yada bir bilen varsa uyarsın buraya not düşelim...



Fiskosun örneğini bende çok beğendim. Fiskos olarak kullanılsa bile birkaç peçete yada sehpa örtüsü veya tv örtüsü gerekebilirdi. Fiskos amaçlı kullanmak isteyenlerede bir fikir olur bulabilirsek örnek...
Yorumlarınızı ve bu güzel fiskosa benzer peçete örneklerinizi bekleriz....

20 Haziran, 2005

Kelebek


Şimdiki harkulade örneklerin yanında belki de basit oldu benim kanaviçe örneğim, o zamanlar çok beğenmiş ve yapmışım.



Kanaviçe yapmak çok zevkli.Özledim doğrusu....



Dantelini ise halam yaptı. Halacığım ellerine sağlık...


Dantelin yakından görünümü...

17 Haziran, 2005

Yine Açtım Sandığımı


Bu havlu örneğini çıkarana kadar akla karayı seçip pirincin taşınıda ayıkladım. Örneği yapanın solak olduğunu bilmiyordum. Çıkaramayınca koştum sordum, "nasıl yaptın bunu çıkaramıyorum çok basit görünüyor ama nedense başlayamadım bile" dedim. Meğer örneğe tersten bakmalıymışım...



Velhasıl örneği çıkarttım. O zamanlar 15-16 yaşında falandım. Köye gitmiştik yaz mevsimiydi. Nerden bilebilirdimki 4-5 sene sonra o örneğe bu kadar yakışan bir havlunun kendi nişan bohçamda geleceğini. Tesadüf oldu ama, örnekle havlu çok yakıştılar birbirine. Renk ve desen ancak bu kadar uyabilirdi. Sanki o havlu için yapmışım ki öyle de oldu zaten...



Daha yakından görmek isteyenler için bir TIK yeterli.

Namaz Örtüsü



Bu örnekten birde havlu kenarım var. O da Çok Yakında! Örneğe yakın plan....

Çiçek Kardeşler

Bu örneğe ardeş dedim. Nerden buluyosun bu garip isimleridmeyin. Hayal gücü. ( desenize -pekte güçlü sayılmaz-) Bana göre o minik çiçekler elele tutuşmuş kardeş gibiler. Napiim insan isim ararken çok zorlanıyo. İşin en zor yanı diye bilirim. Bundan sonra numaramı koysam isim yerine, yoksa Hasan Ayşe gibi isimmi koysam... Yoksa hiçbirşeymi. Neyse en iyisi böyle devam edeyim.



Bu oyayı annem yaptı bana. Ençok sevdiklerim arasındadır. Tarifini kısaca yaparsak; Önce kahverenkli ipi alıp o iple hiç koparmadan bir sürü papatya yapıyoruz (papatyanın bir yaprağının üstüne sap gibi 5-6 zincir çekip bartıyoruz ki üzerine yaşil iple dal yapacağız). Kolayınıza gelirse kopararakta yapabilirsiniz. Koparmadan yaparsanız yeterli olduğunu düşündüğünüzde tektek makasla hepsini bir birinden ayırın, ve uçları yakarak sabitleyin. Diğer renkteki papatyalarıda yaptıktan sonra üzerini yeşil iple dönelim (7 birit 2 zincir 7 birit şeklinde). Sonra yine yeşille en üst kısmı zincirle tamamlayalım ( bir alttaki yeşil dalları yaparken 2 zincir çektiğimiz yerlere batarak yapıp bitirelim ). Veeee örneğe uyan bir tülbente dikelim. Tabiki başka amaçlarlada kullanılır, beğendiğiniz ve uyabileceğini düşündüğünüz her yere. Olur ki yapmaya kalkışırsanız daha yakından görmek isteyebilirsiniz. Kolay gelsiiin.

13 Haziran, 2005

Çin Böreği


Kesinlikle yapmanızı tavsiye edeceğim farklı bir börek. Mükemmel bi lezzeti var, bence tabi.. Tarifi eşimin teyzesinden almıştım, O da bir tv programında seyretmiş, hatırlayamıyoruz hatırlayan olursa ekleriz... Deneme fırsatım olduğu ilk anda yapacağım demiştim ve yaptım. Vakit gece yarısı idi, o nedenle biraz maceralı geçti...


Çin Böreği
Malzeme:
  • 1 kg yufka,

  • 3 büyük kuru soğan,

  • Kıyma, ( ben tombulca bi portakal kadar kullandım evdeki mevcut kıymadan ),

  • 1 çay bardağı ince bulgur (minik çay bardağı ile, bide anadolu tipi var aman haaa o fazla gelir az eksikçe kullanırsınız, )

  • 1 su bardağı dövülmüş ve hırpalanmış ceviz yada fındık, oda hırpalanmış olacak,

  • Tuz, karabiber,

  • Galeta unu.


  • Yoğurtlu Karışımın Malzemesi:
  • 9 çay bardağı yoğurt,

  • 1 çay bardağı sıvı yağ.


  • Yoğurtlu karışımın Hazırlanışı:
    Ben malzemeyi azar azar karıştırıp öyle yaptım. Yani; 3 çay bardağı yoğurt, 1 çaybardağı sıvı yağ. İyice çırptım ve her yufkaya sürüşümden önce yine iyice çırptım. Bitince yeniden yaptım oda bitince yeniden. Malzeme yerinede toplamını yazdım ama yufka sayısı ve bol sürme oranına göre ölçü değişebilir...

    İçin Hazırlanışı:
    En önce bulguru üzerine çıkacak kadar kaynar su ile ıslatıp tombişleşmeye bıraktım.Kıymayı teflon tencere yada tavada iyice pişirdim. Bir başka tencereye yağ koyup ince doğranmış soğanları pembeleşinceye kadar iyice kavurdum. Şöööyle kısık ayarda, kapağını da kapadım, sık sıkta karıştırdım, öle öle pembeleştiler. Soğanlara pişirdiğimiz kıymayı ekleyip biraz daha kavuralım ve ıslattığımız tombiş bulguru da ekleyelim. Yine bir miktar kavuralım. Sonra içine dövülmüş ceviz yada fındık ( asıl tarifte ceviz kullanılmış, benim aldığım kaynak ise fındık kullanmış bende öyle tattığım için fındık kullandım ) ekleyip kavurmaya devam edelim. Tuz ve karabiberi de ekle ve “tamam artık, yeter bu kadar!” dediğinizde ocaktan alın. Ve başka bi kaba koyup soğutun. ( tencerede soğumasını beklerseniz o hooo o çok beklersiniz, hadi hadi tembellik etmeyin bulaşmasın diye, yıkarsınız bişey olmaaaz ) Bulaşmasından korktuğumuz kaba düzgünce serip kaç yufkamız varsa o kadar eşit parçaya bölün. Soğuyunca böreğimize kullanmak üzere yufkamızın yakın civarına taşıyın. Hani yufkamız kaç tane ise ona göre bölmüştük ya, o böldüğümüzü de 6 ya bölelim. Çünkü her bir yufkayı 6 eşit şerite böleceğiz ve bu böldüğümüz kıymalı içten bir bir her yufaya yerleştireceğiz... Şimdi geçelim yufkaların başınaaa...



    Böreğin Hazırlanışı:
    Resim 1: Bütün bir yufkayı uzun şeritler halinde 6’ya bölün.

    Resim 2: Evimizde yemek için kullandığımız kaşıklardan biri ile yoğurtlu karışımdan şeritlerden en beğendiğimizin üzerine bol miktarda sürmek üzere dökelim.

    Resim 3: Her yerine kolayca bulaşsın diye yumurta sürme fırçası ( bi işe yaradı ) ile heryerine yayın.

    Resim 4: Şeritin iki ucunu ortada birleştirmek kaydiyle katlayın. Ve üzerine yine yoğurtlu karışımdan sürün. Uc kısmına kıymalı içten koyun.

    Resim 5: Sigara böreği gibi kenarlarını içe katlayın.

    Resim 6: Ve yine sigara böreği gibi güzeeelce sarın..

    Resim 7: Yüzü koyun tepsiye dizin ( katlı yeri alta gelecek şekilde ). Üzerine hiçbirşey sürmeksizin galeta unu serpin.

    Resim 8: Sonra da naarr gibi kızartın.... Pardon! Daha sonra önceden ısıttığımız fırında fırınına göre uygun derecede pişirin.

    Pişirme Ayarları:

    Fırınınız mini ise 200, turbo ise 250, davul fırın ise olabildiğince ısı derecelerinden fırınınıza uyanı seçin ve o ısıda pişirin. Eğer fırınınız mini ise almanız gereken önlemlerden biri de; yakmamak için azami dikkat sarfedin, kesinlikle gece yarısı yapmayın, uyuya kalırsanız ve sizi o saatte kimse uyandıramaz... Yok! İlla o saatte yapma niyetiniz varsa, ya fırınınızın veya cep telefonunuzun yada evde bulunan alarmlı saatinizin yada hepsinin birden alarmlarını birer dakika aralıkla çalma suretiyle ayarlayınız ) Nasıl olsa alarmı ayarladımdiye koltuğa geçip uyuma pozisyonunu sakın almayın o alamlarıda duyamayabilirsiniz. Bu kadar önlemi aldıktan sonra zaten börek pişer ve siz onu gecenin o saatinde tatmak istemezsiniz. Çünkü sıcaktır ağzımız yanar, o anda tadını alamayabiliriz daha kötüsü ertesi günümüzü de yanık bir ağızla perişan ederiz. Soğumasını da bekleyemeyiz çünkü uykumuz vardır, en iyisi sabaha kadar sabredip tadına öyle bakalım (selametimiz açısından ).

    09 Haziran, 2005

    Açıl Susam Açııl..


    Sandığımı uzun zaman oldu açmayalı. Bu gün bi daha açiim dedim. Bu namaz örtüsünü tabiki halam yaptı, malum iğne oyasının ustası O. Bu örnek çok yerde kullanılabilinir. Mesela boncuk işlenmiş bi şömentablonun ucuna renkli yada simli ip ile yapılsa fena olmaz... Havlu kenarıda olur.Daha biçok şey. Sizinde önerilerinizi beklerim...



    Örneğe yakından bakalım.

    Gülen Bebe



    Örneğin adını örnekten esinlenerek koymuşlar. Ebruli iple yapılmış. Annemin ilk ve son kez yaptığı ebruli ip örneği oldu. Denk gelmesi önemli. Bir ara pazarda örneğin ismini vererek ebruli ip alınıyordu acaba halen öylemi?

    Yakından bakalım.

    07 Haziran, 2005

    Karma


    Uzun zamandır araştırmasını yapıyordum ama sonuçları istediğim gibi olmuyordu. Meğer elimin altındaki imiş çözüm.

    Konuya böylece balıklama bi giriş yaptım. Şöyle açıklayayım, bazı kardeş blog ve sitelerde birkaç resmi birleştirip tek resim yapıyorlar. Sitelerinde o şekilde yayınlıyorlar. Bende özendim bu işe, fakat dört tane program var bilgisayarımda dördü de bu işlemi yapmıyo ( öyle zannediyordum ) . En son sevgili, Nagihan’a ( Nagice ) sordum. Sağ olsun cevapladı ama onun dediği programı da internette bulamadım. Buldum da indiremedim. Yorumunda resimleri kopyala-yapıştır işleminden geçirdiğini de anlatmıştı. Bende bilgisayarıma, resim üzerine yazı yazma amaçlı indirdiğim ( ki o zamanda yine resim birleştiren bi editör arıyordum, onu ararken bu çıktı ) bi editörümü birde kopyala-yapıştır deneyerek deneyeyim dedim. Aaa oda ne ! Oldu !!! Oldu işte! Meğer o mini minnacık çok sade program bu işide yapıyormuş. Boşa indirdiğimi sanmıştım, şimdi daha bi çok sevdim. Neyse abartmayalım. Benim gibi resimleri birleştirip tek resim yapma işlemini merak eden arkadaşlar vardı, bazı yorumlarda karşılaşmıştım. Onlar için böyle bi açıklama yapayım dedim. Umarım işinize yarar.
    Programı inndir.com’dan indirdim..


    Tıkla ve indir... Photo Filtre




    Bu resimlerde internetteki yabancı bloglardan. Bilgisayarıma indirmiştim daha önce şimdide onlardan bi "Karma" yaptım....

    03 Haziran, 2005

    Aralı Kayarola Takımı


    Hala yadigarı bu takımı gerçekten hiç kullanmadım. İki yastık kılıfı, bir yorgan ağzı, birde çarşafı var. Çarşafı kayrola eteği görevinide görüyor. Halam biz çoook küçükken yapmış bu takımları bize. Biz diyorum çünkü bu takıman Esra kardeşime de yapmıştı. Sanırım oda kullanamıyo kıyıpta.



    O zamanlar örneği halamdan başka güzel ören yoktu. Sanırım bi püf noktası var, öğrenirim bu akşam. Çiçeklerin oluşumunda yapılan dolgular çok değil ama bombeli duruyor. Yakından bakınca daha iyi anlarsınız ne demek istediğimi.



    Sadece uc yada sadece ara örülerekte çok şık bir takım yapılabilir.

    Dilimin yakın görünüşü.

    02 Haziran, 2005

    Tülbent Oyalarım


    Örümcek

    Bu örneğe örümcek dedim. Çünkü örümcek çekilerek yapılıyor. Örümcek yapıp tam dibe batıyoruz ( örümcekleri çok sık -ara vermeden- batıyoruz ) sonra o örümceğin bir ipini çekiyoruz. Böylelikle bitirip ikinci sıraya geçiyoruz. İkinci sıra basit dolgu...



    Örneğe yakından bakalım.

    Çiçekli Mekik Oyası

    Mekik hakkında en ufak bir bilgim yok. Bir bilen varsa lütfen anlatsın, merak ettiğim bi teknik.



    Örneğin yakından duruşu..

    Sepet

    Bu örnekte iki sırada oluşuyor. Bence çok kibar bir örnek.



    Sepete yakından bakalım.

    Sade Mekik Oyası

    Bu mekiğin en basit türü. Neler var neler. Kayrola takıımı bile varmış. Henüz ben görmedim ama, duydum.



    Yakından bakalım

    31 Mayıs, 2005

    Sonunda Gelebildim


    En sonunda bilgisayarıma kavuştum. Dün eşimin iş vardı bilgisayarda. Hiç bişeye bakamadım doğru düzgün. Cumartesi de iş yerine gelmedim, bu nedenlerden dolayı epeyce bi ara verdim. Ama nihayet geldim. Bu arayı bi kayrola takımı ve ek olarak minicik çiçeklerden oluşan kenar süsü ile yapılmış bi örtü ile kapatayım. Umarım telafi edebilmişimdir.



    Biraz eski bir örnek, belkide çoğumuzun elinde var bu örnekten. kullanımı kolay olduğu için seviyorum. Hem çarşaf hem kayrola eteği, ikisi bir arada...



    Minik Çiçekler



    Bu aslında tülbent, ben onu örtü olarak kullanıyorum. Meliha teyzemin bana hediyesi, adapazarı kuzuluktan almış benim için.



    İğne oyası tekniği kullanılmış minik çiçeklerde. Bi denemesini yapmalıyım, neye benze acaba :))) denemeden bilemeyiz. Umarım başarırımda sizede anlatırım. Minik çiçeklerin yakından görünümü...

    27 Mayıs, 2005

    Nakışlı Havlu


    İlk nakış kursuna gittiğim sene sergiye yakın çabuk-çabuk yapıp bitirmiştim. Ben kum iğnesi tekniği kullandım, bi başka arkadaş aynı örneğe çöp işi tekniği yaptı. O arkadaş birde canlı renkleri kullandı, çok tatlı gül kurusu ve tonları. Çöp işi tekniği de çok meşakkatli bi teknik nakışta. Ufak bi desen denemesi yaparım size de gösteririm inşallah. Tabi arkadaşın yaptığı havlu daha çok rağbet gördü. Şimdiki aklım olsa görürdü o.. ( üstelik okul arkadaşımın ( Elif Ç.) ablası ve kendiside en kıymetli arkadaşımdır ( Ayşe Ç.) onlar İzmit’te şimdi, özledim ikisinide ). Bunlar şaka ve şamata tabi ki. Onlar benim halen unutmadıklarım arasında.



    Zavallı anneme de zorla havlunun ucuna dantel yaptırdım. Kısa sürede yetiştirmeye çalıştı ve başardı. Şimdi ucundaki örneği havludaki nakıştan daha çok beğeniyorum.



    Örneğin yakından görünümü..

    25 Mayıs, 2005

    Geçen Akşam


    Geçen akşam (24.05.2005 salı) kızkardeşim Havva bana kalmaya geldi. İşten dönünce Fatihte biraz gezdik. O kendine ayakkabı bende kendime kek kalıbı aldım ( çok yaparım yaa! ) Derken birde ne görelim fatihte yeni bir dükkan. Boncuk satıyor. Aynı Eminönündeki dükkanlar gibi bol çeşitli. Meğer yoğun istek üzerine gelmişler, çok iyi oldu. Eminönüne gidemiyoduk hem gitsekte kalabalıktan bişey seçemiyoduk. Gerçi burası daha açılma aşamasında o nedenle kimse yoktu. Resmini çekecektim ama daha yerleşmemişler, tüm boncuklar yerde geziyodu. Bi yerleşsinler benden bıkacaklar. Şahsım adına çok mutlu oldum. Fatihe yakın olupta haberi olmayanlar vardır diye düşünüp bir bildiri yapiim dedim.
    Neyse, sonra ( epeyce gezdikten sonra ) eve geldik ki açlıktan ölüyoruz. Markete uğradık, gerekli malzemeleri aldık, hemen yemek yapmaya koyulduk. Neyi mi? Kaç zamandır yapmayı planladığım böreği Portakal ağacı'nda gördüm bu tarifi. Resmiye halanın börekleri...
    Mutlaka denemeliyim dedim. Çünkü benzer bi tane tatmıştım geçen sene. Onun iç malzemesi soğan, peynir ve pul biberden oluşuytordu. Oda güzeldi ama Havva yemez öyle içi. Hem onun için hemde daha pratik oluşundan sade peynir kullandık. Farklı olarak birde biz tereyağında, kısık ayarda kızarttık. Zaten bizimki portakal ağacındaki gibi olmadı :((
    Cesareti olan ve iştahının kaçmasını isteyen tıklasın... "Yok! Ben hiç iştahıma bu kötülüğü edemem" diyen olursa portakal ağacına bakmalarını öneririm. ( Yukarda tam adrese link verdim. Resmiye halanın börekleri )
    Yemeğimizi yedik, çayımızı içtik, tv seyrettik gece bittiii. Yatmadan önce akımıza aldığımız şekerler düştü. Hadiiii onlarıda yedik. Çok zaralı ama naapalım özellikle ben dayanamam şekere... Veee bu gün koştura koştura geldim bunları anlatmak için. Anlattım rahatladım :)))

    Nişan Bohçası


    Nişan bohçası idi. Sonra onu şömentablo yaptım. Bazende fiskosuma örtüyorum. Minicik motiflerden oluşuyor. Annem sabırla ördü bu örtüyü. Ben başlamıştım ama herzamanki gibi yarım bırakmıştım. Kadıncağız benden ümidi kesince kendi yaptı naapsın ;)
     


    Motiflerin ortalarına inci dikmiştim ( onu ben yaptım işte ) Çok sık kullandığım için sık yıkanıyor, bu nedenle bi kaç tane incisi düşmüş...
     


    Yakından bakmak isterseniz...

    24 Mayıs, 2005

    Demet


    Tülbentin deseni nedeniyle adını demet koydum. Bu desen çok hoş, nakışta falan da uygulanır. Yarımlarım bitsin ( mübareklere bereket sindi yap yap bitmiyoo ) değişik şeyler deneyeceğim. Güzel olursa yayınlarım...
     


    Şimdiki aklım olsa bu oyayı daha canlı bi renkle işlerdim. Çok yıllar oluyor bunu yapalı, o zamanlar şimdiki kadar renk seçeneği yoktu naylon bobinlerde. Şimdilerde çok maşallah... Canlı renklerle yapmak isteyenler yakından da bi bakmak isterler diimii?


    Mısır Piramitleri...
    Piramitlere karşı bilmediğim bi sempatim var sanırım, her dördüğüm üçgene piramit diyorum :)... Mısır'ı da merak etmiyor değilim yani. Burcumun ( yay ) özelliklerinden biridir seyehati severim... Eh nediyelim, kısmet!...
     


    İğne oyasının en basit modellerinden biridir. Burada bi namaz başörtüsüne işlenmiş, daha farklı yerdede de kullanıldığında da asaletini aynı görkemle sergileyeceğine eminim.... Yakından bakarak ne kadar basit olduğunu göreceksiniz. Hemen başlamak isteyipte iğne oyasından anlamayanlar! Fiyonk'a başvurmamız gerek. Orada iğne oyası teknikleri açık anlatımlı ve resimli. Faydalacaksınız.

    23 Mayıs, 2005

    Duyuru..

    Kek Tarifini ekledim. Bakabilirsiniz.

    Kurşunii...


    Bu iğne oyasının nasıl yapıldığını sakın sormayın, en ufak bir bilgim yok. Ya aynı teknik kullanılıyor, sıkı işlenerek ( Fiyonk nette iğne oyası teknikleri )....Yada başka bir teknik var. Eğer bir bilen varsa bize bu teknik hakkında bilgi verirse çok seviniriz.
     


    Eşimin annanesinin bana bir hediyesi bu tülbent. Çok şeker ve sevecen bi nine...
     


    Yakından örneğin çiçeğine ve piramitine iyice bir bakalım...

    Lila'lı
     


    Lilalı yakından nasıl görünüyor? Çok kolay bir örnek. Minik havlu kenarlarına, kırinkıl tülden parçaların kenarlarına simli iple ve yine simli iple ödemiş ipeği kenar süslemelerinde kullanmak için çok şeker bir örnek.

    21 Mayıs, 2005

    Tepsi Örtüsü


    Makina Dikişi tekniği ile işlenmiş bir örtü. Kolay bi teknikle çalıştığımdan müthiş keyf aldım işlerken. Makina dikişi tekniği çok basit, sadece desene göre kasnağı yavaşça, adım adım yönlendiriyorsunuz....
     


    Önce deseni seçip parşömen kağıda çizdim. Kağıdın tersini çevirerek deseni kumaşa aktardım ( karbon kağıdı ilede olur). Kumaşı kasnağa yerleştirdim. Koyu renk yavru ağzı ile işlemeye başladım, sonra açığı ile devam ettim. En sonda hatlarını belirledim. Yakından tekniği inceleyelim.

    Bu renklerle birde mutfak takımım var. Zaten tepsi örtüsünü de takıma uysun diye aynı renklerle yaptım. Mutfak takımımı da yakında yayınlayacağım.
     


    Tepsi örtüsüne birde başka açıdan bakmak isterseniz tıklayın.

    20 Mayıs, 2005

    Yelpaze


    Yelpaze dedim çünkü benziyor. Siteye resim yüklemek bişey değilde isim bulmak zormuş. Buluyorumda uymuyo bazen. Neyse bu uydu inşallah...
     

    Ayrı örülüp tülbente sonrdan dikiliyor. Feyza'cığımın hediyesidir bana. Renkleri fotoğrafta güzel çıkmamış. Aslı tatlı bir avruağzı ve açık krem. Yapma isteyenler yakındanbakabiirler...

    Arkadaş...
     

    Bu tülbent bana arkadaşımı anımsatıyor. O yüzden adını Arkadaş koydum. Neden anımsattığı ise aynı tülbentten onun eşarbı olmasıdır. Arkadaşım seni çok özledim. İzmit'te havalar nasıl? ( remin uzaktan çekilmişini yükleyemedim error veriyor nedense )

    19 Mayıs, 2005

    Nazlı'nın Sandığı


    Aslı'nın olurda benim olmazmı :))) Bu da Nazlı'nın Sandığı...
    Aslına bakarsanız Nagihana özendim (nagice hobi). Baktım güzel güzel tülbent oyaları sergiliyo sitesinde. Bende dün akşam şirin sandığımı aldım dolaptan, birden "Aslı'nın olurda Nazlı'nın olmazmı?" diye söylenip güldüm kendi kendime . Ne sandığı canım, içine sadece tülbentlerimi koyduğum kapitoneden dikilmiş bi hurç ( bizde hurç derler, başka adı varsa söyleyin değiştireyim bu bana biraz kaba geldide ).
     

    Neyse, sandığımı açtım ve içinden tülbentleri çıkarıp resmini çektim. Epeyce de varmış. Hepsini birden yayınlamayacağım. Arada başka şeyler de eklerim tabi.
     

    Sandığımın ( bak hala sandık diyorum, hurç o hurç )içinden en çok sevdiğimi ve bende manevi değeri çok yüksek olanı ilk olarak yayınlamak istedim. Manevi değeri dedim çünkü bu oyayı rahmetli halam ( 40 yaşında kötü bir hastalık sonucu kaybettik. Onu çok özlüyorum. ) icat etmişti. Çok seneler önce böyle bi tutkusu vardı. Bir sürü icadı oldu, biz ona mucit diye takılırdık.
     


    Bir adı yok ben ona Çiçeklerin Dansı dedim. Aslında gülpembe diyecektim çünkü o şarkıyı dinlereken halamı anımsıyorum ben. Ama daha önce bu başlığı kullandığım için olmaz. Yakından görmek isterseniz tıklayın.